15 Temmuz’u Bilenler ve Bilmeyenler

15 Temmuz’u Bilenler ve Bilmeyenler
02/01/2024

15 Temmuz günü yaşanan olay veya olayları kim önceden biliyordu, kim bilmiyordu. Öncelikle bu büyüklükteki bir olay bir gecede hazırlanmaz. Çok ciddi bir ön hazırlık gerektirir. TSK kademesinde bu olayı bilmeyen bazı askerlerin olayın içinde kaldığı, bazılarının olaydan önceden haberdar olduğu, bazılarının ise olayı bilmek ile kalmayıp aynı zamanda olayı planladıkları ve oynadıklarını kabul etmek gerekir.

Darbe soruşturmalarını yürüten Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkunun da 15 temmuzu bilip planlayanlar arasında olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Çünkü söz konusu olan kişi 15 Temmuz gecesi soruşturmaya başlayan ilk savcılardan biri. Ancak soruşturmaya başlamaya dayanak olarak bir tutanak tutuyor. Bu tutanakta “Özel Kuvvetler Komutanlığının Bombalandığını” söylüyor. Fakat o gece Özel Kuvvetler Komutanlığı bombalanmıyor. Yine aynı tutanakta Emniyet İstihbarat Daire Bşk.’lığına hava saldırısı olduğundan bahsediyor. Buraya saldırı 00:56 da gerçekleşiyor. İstanbul’da uçaklar 02:10 da havalanıyor ama söz konusu Cumhuriyet Savcısı bunları 01.00 da tutmuş olduğu tutanakta belirtiyor. Yani tutanak saatinden sonra olacak olayları tutanağa yazıyor. Burada söz konusu savcı hakkında kâhin tabirini kullanmayız. Çünkü bu kişi o gece olabilecek olayları önceden biliyor. Yalnız kahinler sonradan olabilecek olayları bilmezler.

15 temmuzu önceden bilen birçok kişi var. Özellikle Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/109 esas sayılı dosyası kapsamında yapılan 08/04/2019 ve 09/04/2019 tarihli duruşmasındaki Kur.Alb. Osman Kılıç’ın SEGBİS ile kaydedilen savunmasında da belirtmiş olduğu üzere 22.03.2016 tarihli ‘’RTE'nin Darbeyle Başkan Olma Umudu’’ başlıklı Fatma Sibel Yüksek’in Açık İstihbarat.com adlı internet sitesinde yazmış olduğu yazı(2) olayın çok önceden devlet yetkilileri tarafından bilindiğini ortaya koyuyor. Fatma Sibel Yüksel bu yazısında şunları belirtiyor: 

Bir süredir beyinlerimizin arkasına sistematik olarak "darbe" kelimesinin fısıldandığının farkında mısınız?

Bütün siyasi kariyerini darbe söylentilerine borçlu olan adam, "Ben gidersem devlet yıkılır" diyor. Yakın zamanda bir seçim olmayacağına, olsa bile seçim kaybetmemenin yollarını artık çok iyi bildiğine göre tabii ki "darbe ile gitmeyi" imâ ediyor..(Zaten biri seçimle gitti diye devlet neden yıkılsın ki?)

Darbesever adamın resmi bülten ekibinden Abdülkadir Selvi, "Bir kaç bomba daha patlarsa darbe gelir" diye yazıyor...

İktidarın "amiral gemisi" Yeni Şafak'ın yönetmeni İbrahim Karagül, sosyal medyada "Safları sıklaştırın, savaşa hazır olun" çağrıları yapıyor.

AKP'ye her zor gününde can simidi atmaktan imtina etmeyen MHP'den Ruhsar Demirel, "MGK toplanmalı ve bugünden itibaren sıkıyönetim ilan edilmelidir" buyuruyor...

Eski Pentagon yetkilisi Michael Rubin, "Türkiye'de darbe olursa ABD Erdoğan'ı desteklemez" diyerek bazı yüreklere su serpiyor.

(NOT: Yazıdaki "Kaçak Saray'a uçaksavarlar yerleştirilecek" iddiası çok ilginç!)

Bizim ulusalcı-Atatürkçü kesimden Erdoğan'ın ancak bir darbe ile giderilebileceğine inanan, hatta gönül bağlayanların sayısı da hiç az değil..

Birileri adeta darbe olması için seferber olmuş, kamuoyunu bu işe sinsice hazırlayacak sağdan, soldan, ulusalcılardan, MHP ve AKP'lilerden müteşekkil ekipler bile oluşturulmuş.

Belli ki bir darbe kimine ilaç gibi gelecek. Tayyip Erdoğan'ın üstün başarılarla dolu siyasi kariyerine bir de "darbeyi alt eden lider" sıfatını eklemekten daha güzel ne olabilir?

Bugünlerde yüreğimizi soğutan her fısıltıya tuzlukla koşmamakta çok ama çok fayda var...”

Kur.Alb. Osman Kılıç ifadesinde ayrıca; ‘’Yine Akit Gazetesi Oda TV’de Başkanım. 15 Temmuz'dan birkaç ay önce yine suçlamalar cemaat mensubu olduğu iddia edilen subayların tek kurtuluşunun bir darbe olduğu, bu konuda hazırlık yaptıklarına yönelik köşe yazıları, Oda TV’nin Erdoğan yanlısı Akit Gazetesine çok tehlikeli oyunlar oynanıyor iddiasını haber yapan manşeti var. Yine Fuat Uğur’dan bir yazı var. Onu okuyayım Fuat Uğur diyor ki: Devlet onları izliyor istihbaratıyla tüm silahlı Kuvvetleriyle, hiyerarşik olarak komuta kademesiyle, hükümetiyle, emniyetiyle, halkıyla siyasetçisiyle, STK'larıyla bir bütün olarak devlet suç işlemelerini bekliyor. Başkanım herkes bir şeyler duymuş biliyor bir tek bilmeyen biz varız herhalde. Başkanım Doğu Perinçek ile hareket eden Balyoz Davası sanıklarından emekli subay diyor ki Oda TV’deki yazısında; "Cemaatin Tek Kurtuluşu Darbe" büyük zorluk ve fedakarlıklarla görev yapan binlerce askeri de cemaatçi olmak ve terörle mücadeleye zarar vermekle suçluyor. Diyor ki: Anlaşılan o ki cemaatin fazla zamanı kalmadı, ne yapacaksa YAŞ kararlan öncesi ağustos ayına kadar yapacak….

Başkanım diğer önemli bir isim de Erol Olçok. Bu önemli bir isim AK Partinin seçim kampanyalarının koordinatörü malum başkanım. Erdoğan’ın yakında ordudaki Kemalistler, Laikler Cemaat mensuplarına karşı yıkıcı ve dev bir operasyon yapacağını yazıyor.. .’’ şeklinde söz konusu yazıyı yorumluyor.

Yazının yazıldığı tarih ve içeriği dikkate alındığında önemi daha iyi anlaşılacaktır. Çünkü bazı kesimlerin psikolojik girişimlerde bulunduğu, algı faaliyetlerine başladıklarını belirtiyor. Hatta daha da ileri giderek bazı kesimlerin bunun gerçekleşmesi için can attıklarını söylüyor.

Birçok kesimden ekiplerin oluşturulduğu ve bu ekibin içinde Mhp ve Akp’lilerin olduğu gibi ulusalcı diye tabir edilen kişilerin de olduğunu söylüyor. Bu yazı darbe girişiminin olması için çok yoğun bir çalışmanın olduğu gibi bazı kişilerin seferber olduklarını da söylüyor.

Daha da önemli bir husus var. Yazar bu hususu şöyle açıklıyor;

‘’Belli ki bir darbe kimine ilaç gibi gelecek. Tayyip Erdoğan'ın üstün başarılarla dolu siyasi kariyerine bir de "darbeyi alt eden lider" sıfatını eklemekten daha güzel ne olabilir?’’

Söz konusu yazar darbe girişimi için hazırlık ve girişimlerin olduğunu bildiği gibi ilginç bir şekilde sonucunu da tahmin edebiliyor. Burada adeta 15 Temmuz öncesi bir toplantıya katılmış gibi bir izlenim veriyor. 15 Temmuz’u bilenler kendileri açısından hangi pozisyon iyi ise ona göre kendi tedbirlerini aldılar.

Ancak gerek TSK gerekse devletin diğer kurumlarında yer alıp 15 Temmuz olayını bilmeyen birçok kişi başlarına gelecek hadiselerden bihaber yaşamlarına devam ettiler. Daha sonrasında ise Erdoğan’ın diktatörlüğü ve ülkede egemenliğinin pekişmesi için harcandılar. Bunların masum olması hiçbir anlam ifade etmiyordu. Çünkü böyle bir fırsat kaçırılamazdı. Erdoğan için bu büyük bir fırsat idi. Nihayetinde ülkede milyonlarca insanın hayatını alt-üst edecek gelişmeler yaşandı.

Barış Küheylan

 

Kaynak 

(1)  http://haber.sol.org.tr/dunya/eski-pentagon-yetkilisi-turkiyede-darbe-olursa-abdde-kimse-erdogana-sahip-cikmaz-150089

(2) http://acikistihbarat.com/Home/IcerikGoruntule/5138